İyi niyetli, sevimli ama çok çocuksu
2006 yapımı Disney’in sevilen animasyonu Arabalar’ın dünyasından
gelen, yani bir bakıma Arabalar’ın spin-off’u niteliğini taşıyan
Uçaklar, ilk kez geçen yıl karşımıza çıkmış ve beklentilerin hayli
altında kalarak büyük hayal kırıklığı yaşatmıştı. Üstelik senaryosunda
Arabalar’ın yönetmeni ve senaristi John Lasseter’ın parmağı olduğu halde
Uçaklar, Arabalar düzeyine bir gıdım dahi yaklaşamıyordu. Tek pervaneli
680 beygir gücündeki, yüksekten korkan (!), turuncu-beyaz renkli Dusty
adında şirin bir tarım uçağının, gösterdiği azim ve cesaretle nasıl
şampiyon bir hava yarışçısına dönüştüğü anlatılıyordu. Bu kısa özetten
de anlaşılacağı üzere filmin baştan aşağı klişeye bulanmış ucuz öyküsü,
son yıllarda edindiği tecrübelerle çocuğunu sinemaya getirip kendisinin
de en azından eğlenebileceğini uman ebeveynleri sıkıntıdan patlatıyordu.
Yalnız bana kalırsa işin en kötü yanı hikayede yatan militarist tavrın
finalde tavan yapmasıydı.

Neyse
ki, devam filminde tüm o militarist zırvalamalar yok sayılıyor,
Dusty’yi artık dünyaca ünlü bir hava yarışçısı olarak buluyoruz ve hatta
sinir bozucu ‘gel böylee’ repliğinden de vazgeçmiş sempatik
kahramanımız! Ne var ki, zaferlerle ayrıldığı güzel bir yarış sezonunun
ardından Propwash Junction’a dönüşüyle birlikte şanzımanının
arızalanması bir olur. Üstüne talihsiz bir şekilde yaşadığı yerde yangın
çıkar. Şanzımanına gereken parçanın bulunmasının imkansız olduğu için
bir daha asla yarışamayacağını öğrenen Dusty kendini birden Tek Motorlu
Hava Tankeri ekibinin içinde stajyer olarak bulur. Piston Tepesi Havadan
Yangınla Mücadele’nin başında olan emektar yangın ve kurtarma
helikopteri Blade Ranger’ın önderliğindeki, neşeli süper kepçe Dipper,
doğa ile bağ kuran ağır yük kaldırma helikopteri Windlifter, yaşlı
askeri nakil uçağı Cabbie ve beş tane cesur arazi aracından oluşan
Paraşütlü İtfaiyeciler’in yer aldığı hayat dolu bir gruba katılır.
Böylece Dusty, bu yürekli ekip ile birlikte büyük bir yangına karşı
savaşırken gerçek kahramanlığın anlamını da öğrenecektir.

Anlayacağınız
ilk filmle bağını neredeyse tamamen koparmış yepyeni bir hikaye duruyor
karşımızda. Tabii buradaki yenilik kavramının sadece seri içinde
kullanıldığının altını çizmekte yarar var, zira filmin hikayesinin büyük
bölümü yine klişelerden ibaret. Özellikle de hikaye şablonunun
fazlasıyla benzerlik taşıdığı ilk Arabalar filmini izlemiş -yetişkinleri
geçtim- çocukların bile kolaylıkla görebileceği basmakalıp anlar
mevcut. Fakat buna mukabil, hikayede daha önceki filmlerdeki gibi
kazanma hırsıyla yanıp tutuşmuş bir kötü karakter olmaması, bunun yerine
kahramanlarımızın orman yangınlarıyla baş etmesi ve geri planda egoist
zengin bir tipleme yaratılarak onun bencilliğinin ne gibi sonuçlar
doğurabileceğinin gösterilmesi Uçaklar: Söndür ve Kurtar’ı ilkinden daha
iyi yapmaya yetiyor. İlk filmin de senarist ekibinde bulunan Jeffrey M.
Howard’ın bu sefer tek başına kaleme aldığı senaryo, son zamanlarda
gördüğümüz animasyonlarınki gibi bir derinlik ve özgünlükten yoksun olsa
da en azından küçüklere bir şeyler söyleyebiliyor.

İlk
Arabalar filminde izleyiciye, yaşayan makineler üzerinden verilen
insancıl mesajlar Uçaklar’ın da ikinci filminde kendini gösteriyor
anlayacağınız. Lakin her şeye rağmen, Uçaklar: Söndür ve Kurtar,
Arabalar’ın her iki filminin de seviyesine ulaşmaktan oldukça uzakta
seyrediyor. Bunun nedenlerinin en başında da şüphesiz karakterler ve
komedi ögeleri geliyor. En basitinden Arabalar’ın Şimşek McQueen’i ile
başrolü paylaşan Mater figürünün eksikliği Uçaklar’ın başlıca
dezavantajı. Bunun yanı sıra Uçaklar’da kullanılan espriler ve mizah
unsurları da yalnızca küçük izleyicilere hitap ediyor ve büyükler haklı
olarak sıkılıyor. Öte yandan ilk filmin göze çarpan handikaplarından
biri olan, herhangi bir akılda kalıcı sekansın yer almaması konusuna
Uçaklar: Söndür ve Kurtar’da dikkat edilmiş olsa gerek ki AC/DC’nin
Thunderstruck’ıyla oldukça hoş bir sahne yaratılmış.
Son tahlilde, Uçaklar serisinde Arabalar’ın orijinalitesinin hiçbir
zaman bulunamayacağını ve içerik olarak da birbirlerine denk
gelebilmelerinin söz konusu olamayacağını bir kenara koyup ikisini
kıyaslamaktan vazgeçersek, Uçaklar: Söndür ve Kurtar’ın tüm
çocuksuluğuna karşın bilhassa küçüklerin doğayı sevip korumasına yönelik
dile getirdiği güzel mesajlarını düşünerek hafta sonu ailecek
gidebileceğiniz bir animasyon olduğunu söyleyebilirim.
Uçaklar: Söndür ve Kurtar / Planes: Fire & Rescue
Vizyon Tarihi: 29 Ağustos 2014
Yapımı: 2014 – ABD
Tür: Animasyon, Komedi, Macera
Süre: 83 Dak.
Yönetmen: Roberts Gannaway
Seslendirenler: Ed Harris, Dane Cook, Regina King, Corri English, Julie Bowen
Senaryo: Jeffrey M. Howard
Yapımcı: John Lasseter
ALINTIDIR: FİLMELEŞTİRİMERKEZİ.COM.TR
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder